Haber Sitem

ANASAYFA HABER ARA FOTO GALERİ VİDEOLAR ANKETLER SİTENE EKLE RSS KAYNAĞI İLETİŞİM

HABER ARA


Gelişmiş Arama

SON YORUMLANANLAR

    NAME HABER Yazarı, AK Parti Kocaeli Milletvekili Cemil Yaman'dan

    NAME HABER Yazarı, AK Parti Kocaeli Milletvekili Cemil Yaman'dan

    Tarih 03Ağustos2018, 21:14 Editör Haber Editörü

    İşte yazının tamamı...

    İşte NAME HABER ( www.namehaber.com ) Köşe Yazarı, AK Parti Kocaeli Milletvekili, TBMM İçişleri Komisyonu Üyesi Cemil Yaman'ın "Türkiye - ABD ilişkileri nereye gidiyor? (1)" başlıklı yeni yazısı:

    20. Yüzyılın savaşlar döneminin galibi ABD, soğuk savaş dönemi sonlanması ve Doğu Blokunun dünya güç dengelerindeki yerini terk etmesi sonucunda tüm dünyanın hamisi ve düzen koyucusu olarak sistem içindeki yerini aldı.
     
    Tüm tarih boyunca dünyada söz sahibi olmuş ve yüzlerce yıl hüküm sürmüş devletlere göre geçmişi çok kısa olmakla birlikte ABD, siyasi ve iktisadi konjontürde rakipsiz olduğu bir dönemin nimetlerinden uzun süre istifade etti.
     
    21. Yüzyılın girişi ile birlikte dünya bambaşka bir döneme doğru evrilmeye başladı.
     
    Artık dünya ABD’nin “dünyanın hamisi” ve “büyük abiliğini” reddetti.
     
    Başta Çin, Hindistan, Rusya ve Türkiye olmak üzere ülkeler kendi iç dinamikleri ile siyasi, iktisadi ve askeri alanlarda dünyada söz sahibi olmanın yollarını aramaya başladılar. 
     
    Türkiye, tüm bu dönemler içinde kadim devlet geleneği ile her zaman vakur bir uluslararası politika izlemeye çalışmış, bölgesinde huzurun tesisi yanında küresel ölçekte güç dengeleri içinde her zaman çaba göstermiştir.
     
    Bu çerçevede ABD ile olan ilişkilerinde bilhassa AK Parti iktidari ile birlikte istikrarlı bir politik ilişki kurmaya gayret etmiştir. 
     
    ABD’nin 20 yıllık yakın siyasi tarihinde George W. Bush döneminde ciddi hasarlar alan küresel uluslararası politikaları, Obama döneminde tadil edilmeye çalışılmış ve Obama tüm dünyada itidalli bir imaj çizmiştir.
     
    Ancak Trump’un beklenmedik seçim başarısı sonrasında ABD yeniden Bush dönemindeki saldırgan, kavgacı, uzlaşmaz tutumuna geri dönmüştür.
     
    Siyasete atılmadan önce çok tanınmış bir emlak zengini olan Trump, küresel ölçekte  bu derecede kritik bir role sahip olan ülkesini adeta şirket gibi yönetmeyi tercih etmiştir.
     
    Tüm amacının daha fazla kar, daha az maliyet olarak görmesinden olsa gerek, biraz caydırıcı olmasını sağlamak biraz da maliyetleri azaltma düşüncesi ile (!) ülkesine gelen göçmenleri çocuklarından ayırmak gibi vicdanları titreten sıradışı uygulamalara imza atmıştır.
     
    Trump’un öngörülemez siyasi manevraları, sık sık değiştirdiği üst düzey bürokratları ve Çin’le yaşadığı ticaret savaşları yanında, Kanada, İngiltere, Kore, Almanya gibi ülkelerle yaşadığı sıradışı sorunlar yakın siyasi tarihte yerini çoktan aldı.
     
    Trump liderliğindeki ABD’nin bu politikaları, bölgedeki önemli aktörlerden birisi olarak Türkiye’yi de etkilemektedir.
     
    Son yıllarda ABD ile Suriye’den kaynaklı ülkemize yönelik oluşan terör tehdidine karşı doğan kendimizi koruma haklarımız konusunda yaşadığımız sorunlardan, yereldeki terör güçlerine ABD’nin silah yardımı yapmasına, FETÖ elebaşını tüm delillere rağmen iade etmekten imtina etmesinden Reza Zarrap ve Hakan Atilla davalarına kadar birçok irili ufaklı nedenden dolayı karşı karşıya geldik.
     
    Ülkelerin şahsi menfaatleri peşinde koşmaları ve zaman zaman müttefikleri ile de ters düşmeleri uluslararası ilişkilerde son derece olağan durumlardır.
     
    Ancak bu süreçlerde kullanılan diplomatik dil ve politik tercihler o ülkenin devlet yapısındaki tecrübeyi ve birikimlerini ortaya koyar.
     
    ABD’nin Türkiye’ye kendi menfaatlerini dikte ettirmek için uyguladığı yaptırımlar ülkeler arası uzun süreli dostluk ilişkilerine zarar verebilecek niteliktedir.
     
    Ödemeleri yapıldığı halde F-35 füzelerinin satışının yapılmasından vaz geçilmesi, kredi derecelendirme kuruluşları üzerinden not düşürme tehditleri ile ortaya konan finansal saldırılar ve kur baskısı yanında son günlerde patlayan Rahip Brunson olayı sıkıntılı Türkiye-ABD ilişkilerine tuz biber ekmiştir. 
     
    İlk anda insana son derece anlaşılmaz gelen ve sadece bir rahibin göz altına alınması nedeniyle iki ülkeyi neredeyse savaşın eşiğine getirecek ağır ve sıradışı söylemler ortaya konmasına sebep olan süreç, tüm dünyanın gözü önünde tuhaf bir şekilde cereyan etmektedir.

     

    DEVAMI YARIN..

    Bu haber 3894 defa okunmuştur.

    Delicious  Facebook  FriendFeed  Twitter  Google  StubmleUpon  Digg  Netvibes  Reddit

    Siyaset

    Harun Pala: Sultanbeyli'yi marka İlçe yapacağım

    Harun Pala: Sultanbeyli'yi marka İlçe yapacağım Başkan Harun Pala, AK Parti Sultanbeyli Belediye Başkan Adayı olduğunda yapacaklarını açıkladı ve seçmene mesajlar ...

    İşte AK Parti'nin Üsküdar Belediye Başkan Adayı

    İşte AK Parti'nin Üsküdar Belediye Başkan Adayı İşte yazının tamamı...

    HAVA DURUMU

    Detaylı bilgi için resmin üzerine tıklayın.


    RSS Kaynağı | Yazar Girişi | Yazarlık Başvurusu

    Altyapı: MyDesign Haber Sistemi