Haber Sitem

ANASAYFA HABER ARA FOTO GALERİ VİDEOLAR ANKETLER SİTENE EKLE RSS KAYNAĞI İLETİŞİM

HABER ARA


Gelişmiş Arama

EN ÇOK OKUNANLAR

SON YORUMLANANLAR

    Günlük Fal

     

    Günlük falınızı Okuyun
     
      Astroloji.org 'un desteğiyle

     
    Metin Külünk: Koalisyonlar çare olabilir mi?

    Metin Külünk: Koalisyonlar çare olabilir mi?

    Tarih 13Temmuz2015, 13:21 Editör Haber Editörü

    Koalisyonlar çare olabilir mi? Cumhuriyet tarihi boyunca koalisyon dönemlerinde Türkiye nelerle karşılaştı? www.namehaber.com Köşe Yazarı İstanbul Milletvekili Metin Külünk'ten gündeme dair bomba bir köşe yazısı...


    1960’LARDA KOALİSYONLAR

    1961-1962/ CHP-AP Koalisyonu

    Darbeden sonra 10 Kasım 1961 tarihinde ilk koalisyonu kurma görevi, Cumhurbaşkanı Cemal Gürsel tarafından Malatya Milletvekili İsmet İnönü'ye verildi. Partiler İnönü yönetiminde çalışmak istemiyordu. Muhtemel bir siyasi kriz tehdidi, Adalet Partisi'ni İnönü ile birlikte çalışmasına zemin hazırladı. Yeni hükümet 20 Kasım'da ilan edildi. CHP Genel Başkanı İsmet İnönü'nün başbakanlığındaki hükümet ortaklığı oluşturan partilerin uyumsuzluğu nedeniyle sık sık bunalımlarla karşılaştı. VIII. İnönü Hükümeti olarak bilinen dönem 20 Kasım 1961 ile 25 Haziran 1962 arasında yaklaşık 7 ay sürmüştür.

    1962-1963/ CHP-YTP-CMKP-Bağımsızlar Koalisyonu

    Hükümeti kurma görevi, 4 Haziran 1962 tarihinde Cumhurbaşkanı Cemal Gürsel tarafından yine Malatya Milletvekili İsmet İnönü'ye verildi. İnönü, aynı gün görüşmelere başladı. Yine eski sorularla karşılaştı: Devletin ekonomi üzerindeki kontrolü ne kadar olacaktı, özel sektöre ne kadar özgürlük verilecekti? Bir ilerleme kaydedemeyen İnönü, 18 Haziran'da çabasından vazgeçti. Fakat askeri baskı devreye girdi ve 24 Haziran'da (hükümet krizinin 25. gününde) CHP, CKMP, YTP ve bağımsızlar (çoğunluğu eski AP'li milletvekili) bir koalisyon hükümeti kurmada anlaştı.

    1963-1965/ CHP-Bağımsızlar Koalisyonu

    İnönü, 23 Aralık’ta, Meclis'teki 33 bağımsızla bir kabine kuracağını ilan etti; bağımsızlarla birlikte 208 oya sahipti (Çoğunluk için 18 eksik).

    İnönü, Türkiye ile Yunanistan arasında açık bir çatışma tehlikesi gösteren Kıbrıs krizinin yükselen gerilimi ortasında, 25 Aralık'ta yeni kabinesini sundu. 2 Ocak'ta CHP'liler, hükümet güvenoyu almazsa, gelecekte kurulacak hiçbir koalisyonda yer almayacaklarını belirten bir uyarı yayınladı. Özellikle Kıbrıs krizi devam ederken, yeni bir kriz olasılığı karşısında Yeni Türkiye Partisi lehte oy kullanmaya karar verdi. Ertesi gün Üçüncü Koalisyon 175'e karsı 225 oyla güvenoyu aldı. 12 Şubat 1965'e kadar üçüncü koalisyon görev yaptı.                                                        1970’LERDE KOALİSYONLAR

    26 Ocak 1974 - 17 Kasım 1974/ CHP-MSP Koalisyonu

    37. Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti, Bülent Ecevit tarafından kurulan CHP ve MSP koalisyon hükümetidir. I. Ecevit Hükümeti olarak anılmaktadır. 20 Temmuz 1974 Kıbrıs Harekâtı bu hükümet döneminde yapılmıştır. Hükümetin kurulması aşamasında CHP ve MSP arasında kurulan koalisyon hükümetinin ortaklık şartlarını ve hükümetin hedefini belirlediği bir protokol imzalanmıştır.

    1975-1977/ I. Milliyetçi Cephe Hükümeti

    1. Milliyetçi Cephe Hükümeti, 31 Mart tarihinde, Süleyman Demirel başbakanlığında kurulan sağ eğilimli bir ittifak hükümetidir. 

    Söz konusu hükümet; AP, MSP MHP ve CGP koalisyonuyla oluşturulmuş ve CHP'nin iktidar olmasını engellemek amacıyla kurulmuştur.

    1977-1978/ II. Milliyetçi Cephe Hükümeti

    41. hükümet, bilinen adıyla 2. Milliyetçi Cephe Hükümeti 5 Temmuz 1977 yılında kuruldu. Bu hükümet dışarıdan çok uyumlu gözükmesine karşın içten içe kaynıyordu. MSP’liler AP'yi yolsuzlukla, MHPliler MSP'yi yeşil komünistlikle, MSPliler ise MHP'yi sokağı terörize etmekle suçluyordu. 1978'de AP'den ayrılan 11 milletvekilinin CHP'ye katılımıyla bu hükümet düştü ve CHP hükümeti kuruldu.

    1990’LARDA KOALİSYON

    1991-1993/ DYP-SHP Koalisyonu

    49. Türkiye Cumhuriyeti Hükûmeti 1991 erken genel seçimlerinin ardından DYP ve SHP ortaklığıyla kurulmuştur. Hükümet 30 Kasım 1991 tarihinde 164 red oyuna karşılık 280 kabul oyuyla kurulmuştur. 17 Nisan 1993'te Cumhurbaşkanı Turgut Özal'ın ölümü ve ardından Başbakan Süleyman Demirel'in 16 Mayıs'ta Cumhurbaşkanı seçilmesiyle beraber hükümet sonlanmıştır; ancak yeni hükümet kuruluncaya kadar Başbakanlığa Erdal İnönü vekalet etmiştir.

    1993-1995/ DYP-SHP Koalisyonu

    50. Türkiye Cumhuriyeti Hükûmeti, 1. Çiller Hükümeti, Doğru Yol Partisi Genel Başkanı ve İstanbul Milletvekili Tansu Çiller'in başkanlığında, 25 Haziran 1993 tarihinde kuruldu. Doğru Yol Partisi ile Sosyal Demokrat Halkçı Parti (18 Şubat 1995 tarihi itibariyle Cumhuriyet Halk Partisi) arasında kurulan koalisyon hükümeti, 5 Ekim 1995 tarihine kadar görev yaptı. 1995 yılında SHP, CHP ile birleşti ve bu sefer de DYP-CHP koalisyonu 6 Mart 1996'ya kadar devam etti.

    6 Mart 1996 - 28 Haziran 1996/ ANAP-DYP Koalisyonu

    1995 Türkiye genel seçimleri sonrasında 20. dönem TBMM oluştu. Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel seçim sonrasında hükûmet kurma görevini 132 milletvekiliyle ikinci gelen Anavatan Partisi'nin Genel Başkanı ve Rize Milletvekili Mesut Yılmaz'a verdi. Anavatan Partisi 132 milletvekiliyle mecliste güvenoyu almak için yeterli milletvekili sayısına sahip değildi. Hükümetin kurulması için Anavatan Partisi ve Doğru Yol Partisi 3 Mart 1996 tarihinde partiler arası bir koalisyon protokolü imzalandı.

    1996-1997/ Refah Partisi-DYP Koalisyonu

    Hükümeti kurma görevini seçimden birinci olarak çıkan Refah Partisi'nin genel başkanı Necmettin Erbakan'a verildi ancak Refah Partisi'nin mecliste güvenoyu almak için yeterli milletvekiline sahip olmaması nedeniyle Erbakan hükümeti kuramadı. Bunun üzerine Cumhurbaşkanı Demirel seçimde ikinci gelen Anavatan Partisi genel başkanı Mesut Yılmaz'a hükümet kurma görevini verdi ve Anavatan Partisi ile Doğru Yol Partisi ortaklaşa 53. Türkiye Cumhuriyeti Hükûmeti'ni kurdular. Ancak bu hükümet yalnızca üç ay sürdü.

    1997-1999/ ANAP-DTP-DSP Koalisyonu

    Hükümeti ANAP, DSP ve Demokrat Türkiye Partisi tarafından oluşturulan azınlık koalisyonu kurdu. CHP de hükümeti dışardan destekledi. Türkbank ihalesindeki yolsuzluk iddiaları üzerine CHP hükümete desteğini geri çekti. CHP hükümet aleyhinde gensoru önergesi verdi. Önerge TBMM tarafından kabul edilince güvenoyu almayan ANASOL-D hükümeti düştü.

    1960 SONRASI KOALİSYONLU YILLARDA EKONOMİK BÜYÜME RAKAMLARI

     

    1. YIL

    2. YIL

    3. YIL

    4. YIL

    5. YIL

    6. YIL

    7. YIL

    8. YIL

    9. YIL

    10. YIL

    11. YIL

    12. YIL

    1961-1962/ CHP-AP Koalisyonu

    1,7

    6,1

     

     

     

     

     

     

     

     

     

     

    1962-1963/ CHP-YTP-CMKP-Bağımsızlar Koalisyonu

    6,1

    9,4

     

     

     

     

     

     

     

     

     

     

    1963-1965/ CHP-Bağımsızlar Koalisyonu

    9,4

    4,1

    2,6

     

     

     

     

     

     

     

     

     

    26 Ocak 1974 - 17 Kasım 1974/ CHP-MSP Koalisyonu

    5,6

     

     

     

     

     

     

     

     

     

     

     

    1975-1977/ I. Milliyetçi Cephe Hükümeti

    7,2

    10,5

    3,4

     

     

     

     

     

     

     

     

     

    1977-1978/ II. Milliyetçi Cephe Hükümeti

    3,4

    1,5

     

     

     

     

     

     

     

     

     

     

    1991-1993/ DYP-SHP Koalisyonu

    0,9

    6

    8

     

     

     

     

     

     

     

     

     

    1993-1995/ DYP-SHP Koalisyonu

    8

    -5,5

    7,2

     

     

     

     

     

     

     

     

     

    6 Mart 1996 - 28 Haziran 1996/ ANAP-DYP Koalisyonu

    7

     

     

     

     

     

     

     

     

     

     

     

    1996-1997/ Refah Partisi-DYP Koalisyonu

    7

    7,5

     

     

     

     

     

     

     

     

     

     

    1997-1999/ ANAP-DTP-DSP Koalisyonu

    7,5

    -

    -3,4

     

     

     

     

     

     

     

     

     

    1999-2002/ DSP-MHP-ANAP Koalisyonu

    -3,4

    6,8

    -5,7

    6,2

     

     

     

     

     

     

     

     

    1960 SONRASI TEK PARTİ İKTİDARLARINDA EKONOMİK BÜYÜME RAKAMLARI

    1965-1971/ AP HÜKÜMETİ

    2,6

    11,7

    4,5

    -

    4,1

    3,2

    5,6

     

     

     

     

     

    1983-1991/ ANAP HÜKÜMETİ

    5

    6,7

    4,2

    7

    9,5

    2,1

    0,3

    9,3

    0,9

     

     

     

    2003-2015/ AK PARTİ HÜKÜMETİ

    5,3

    9,4

    8,4

    6,9

    4,7

    0,7

    -4,8

    9,2

    8,8

    2,1

    4,1

    2,8

     

    CHP VE MHP’nin KOALİSYON ŞARTLARI

    CHP’nin KOALİSYON ŞARTLARI

    1. Hukukun üstünlüğü: Can ve mal güvenliğimizin garanti altına alınması, yargının tarafsızlığının ve bağımsızlığının sağlanması.
    2. Güçler ayrılığının temini: 12 Eylül hukukunun ortadan kaldırılması. Yüzde 10'luk seçim barajı, ve YÖK'ün kaldırılması, Siyasi Partiler Yasası'nın değişmesi, milli iradeye saygının tesisi.
    3. Siyasi Ahlak Yasası: Siyaset bir zenginleşme aracı haline gelmemeli, kirlilikten arınmalı. Bu nedenle Siyasi Ahlak Yasası en kısa zamanda çıkmalı.
    4. Güçlü Sosyal Devlet: Güçlü Sosyal devlet yolunda emeklilere dini bayramlarda iki maaş ikramiye ödenmesi, asgari ücretin bin 500 lira olması, taşeron uygulamasına son verilmesi, yoksulluğa karşı aile sigortası, ve çiftçiye bir buçuk liraya mazot verilmesi sağlanmalı.
    5. Cumhurbaşkanı'nın anayasal sınırlara çekilmesi: Cumhurbaşkanı koalisyon görüşmelerinin bir aktörü haline gelemez, siyasi parti liderlerine çağrısı anlamsızdır. Cumhurbaşkanlığı her şeye maydanoz olma makamı değildir.
    6. Örtülü ödenek iki başlı olmaz: Örtülü ödeneği bir kişi kullanır, örtülü ödenek Başbakan'ın namusuna emanet edilmiştir, iki başlılık olmaz. Cumhurbaşkanı, Başbakan'dan gizli hangi amaçla örtülü ödeneği kullanacaktır?
    7. Yeni dış politika zorunludur: Yeni ve ekseni barış üzerine kurulu bir dış politika ihtiyacı ortadadır.
    8. Gençlere her meydan özgür olmalı: Bu ülke nüfusunun yarısı genç. Gençler potansiyel suçlu olarak görülmemeli, düşüncelerinden ötürü hiç kimse yargılanmamalı, tüm kentlerin meydanları özgürlüğe açık olmalı.
    9. Yasaksız Türkiye: Yasaklarından kurtulmuş, düşünen, üreten, hakça paylaşan ve özgürce konuşan bir Türkiye istiyoruz.
    10. Medya özgür olmalı: Medya tam özgür olmadan demokrasi işlemez. TRT iktidar borazanı olmaktan çıkmalı, Genel Müdür atamaları siyasetten etkilenmemeli. İktidarın sopası olan bir RTÜK modelini biz kabul etmiyoruz.
    11. Vergi denetimi adil olmalı: Vergi denetimi siyasi amaçlı kullanılmamalı, fikrini açıklayan işadamının kapısına ertesi gün denetim elemanı dayanmamalı.
    12. Kesin Hesap Komisyonu: TBMM'de Kesin Hesap Komisyonu kurulmalı. Vatandaştan toplanan vergilerin hesabı kuruşuna kadar verilmesi demokrasinin gereğidir.
    13. Anayasa değişikliği:  Anayasa değişikliği öncelikle yargının tarafsızlığı ve bağımsızlığını sağlayacak şekilde ele alınmalı.
    14. Yolsuzlukla Mücadele: Yolsuzlukların üzerine mutlaka ve sonuna kadar gidilmeli.

    MHP’nin KOALİSYON ŞARTLARI

    1. Çözüm süreci rafa kalkacak
    2. Cumhurbaşkanı Anayasal sınırlarına çekilecek
    3. 17- 25 Aralık dahil bundan önce ne kadar yolsuzluk olayı varsa hepsinin sorumlularına gidilecek, hepsinin üzeri açılacak ve hepsiyle ilgili kovuşturmalar, soruşturmalar yeni baştan ele alınacak

    CHP VE MHP’NİN ŞARTLARINDA ORTAK NOKTALAR

    CHP’NİN 5. MADDESİ                 MHP’NİN 2. MADDESİ

    CHP’NİN 14. MADDESİ               MHP’NİN 3. MADDESİ

     

    KOALİSYON NEDEN RİSKLİ

    1-Üst akıl seçim propaganda sürecinden başlamak üzere yaptığı organizelerle Türkiye’yi koalisyona mahkum etmek için çalıştı.

    2- Seçimden üst akılın istediği sonuç çıktı. Türkiye koalisyon ihtimali ile karşı karışya kaldı

    3- Şimdi üst akıl ve işbirlikçisi Doğan Medya, Paralel yapı sürekli olarak kanallarında AK Parti-CHP Koalisyonu’nun ne güzel bir sonuç olacağını vurguluyorlar ve tüm progandayı bunun üzerine kurmuş durumdalar.

    4- Bu gruplara ait medya organlarının Meclis Başkanlığı seçimi öcesinde sürekli olarak AK Parti-MHP yada CHP-MHP-BDP Kolasiyonu için övgüler dizdiklerini unutmamak gerekir.

    - Bu grupların seçimin hemen ardından ilk koalisyon tercihleri seçim öncesinde de işbirliği yapan üç muhalif partiyi bir hükümette bir araya getirmek oldu. Bundan sonuç alamayacaklarını görünce AK Parti-MHP Koalisyonu’nun mezuyetlerinden bahsetmeye başladılar. Fakat Meclis Başkanlığı seçiminde MHP’nin CHP Adayı Baykal’ı desteklememesi bu çevrelerin MHP’den umudunu kesmesine sebep oldu.

    5- Meclis Başkanlığı’nın hemen ardından ise AK Parti-CHP koalisyonu için propagandaya başladılar.

    6- Hürriyet ve Milliyet Gazetesi’nin 08.07.2015 tarihli manşetleri bu konudaki kuşkuya yer bırakmayacak derecede özenle hazırlanmış ve yayına verilmiştir.


    Bu haberlerde Devlet Bahçeli Ramazan günü elinde çay bardağı ile resmedilirken, başlıklar halinde MHP’nin koalisyon için sert istekleri ve uzlaşmaz tavrı sergileniyordu.

    • Milliyet Gazetesi’nde ise CHP Genel Başkanı K.Kılıçdaroğlu uzlaşmacı tavrı ile öne çıkartılıyordu.
    • Her ne hikmet ise her iki haberi de yapan üç gazeteci bir gece önce Deniz Baykal’a hakaretamiz bir yaklaşım içerisinde adeta sorgu odasına almış muamelesi ile saldırıyorlar ve CHP-MHP uzlaşmasının önündeki engel muamelesi yapıyorlardı.

    7- Tüm bu yaşananlar ortaya iki alternatif çıkartılıyor         

    1-  AK Parti-CHP Koalisyonu:

    • Bu koalisyonun olması durumunda hükümetin kısa sürede yolsuzluk iddiaları ile yıkılacağı, hükümetin küçük ortağının uluslararası bir komplonun içinde olduğu söylentisi ayyuka çıkmış durumda. Savcı Sayan bir CHP Milletvekiline dayandırarak yaptığı açıklamada; AK Parti-CHP Koalisyonu istendiğini, CHP’nin 14 maddenin hemen hemen hepsinden taviz verme konumunda olduğuna dikkat çekmiştir. Bu koalisyona girilmesindeki ana esasın ise
    • CHP’nin birkaç ay sonra sahibi bulunduğu Bakanlıklarda AK Parti’nin tek parti iktidarı döneminde büyük yolsuzluklar yapıldığına dair yaygaraya başlayacağı,
    • Uluslararası medya, ulusal medya gruplarının bu konuda yoğun bir propaganda başlatacağı,
    • Sosyal medya ve sokak organizasyonları ile seçmen nezdinde AK Parti’nin devletin içini boşalttığı algısı oluşturulacağı
    • Böyle bir duruma teqki gösteren AK Parti’ye ise ortak biz yolsuzluklara karşıyız, sende karşı isen hadi Yüce Divan’a gönderelim bu bakanları denilecek.
    • Bu şekilde 17-25 Aralık süreci gecikmeli de olsa tamamlanmaya çalışılacak.
    • AK Parti buna razı olmayıp koalisyonu bozduğunda ise hem koalisyonu bozan taraf, hem de yolsuzlukların üstünü örten bir parti olarak seçmen nezdinde iyice yıpratılacak.
    • Öte yandan bunun yanında asıl hedef olan Cumhurbaşkanı’nı vatan hainliği ile suçlamak için de yine belirli Bakanlıklar’da düzmece belgeler oluşturarak medyaya sızdıracaklar ve Recep Tayyip Erdoğan ve AK Parti’nin yönetimindeki devletin IŞİD’i desteklediği algısı oluşturarak, Recep Tayyip Erdoğan’ın vatan hainliğinden yargılanmasını isteyecekler.
    • Bu şekilde gidilen bir seçimden ise AK Parti’nin mevcut durumdan daha iyi bir profilde çıkmayacağı ise aşikardır.

    2- AK Parti - MHP Koalisyonu:

    • Yine yukarıda ifade edilen senaryonun CHP’yi gösterip MHP’ye razı etmek tarzı ile de hareket edildiği iddiaları bulunmaktadır ki bu daha da muhtemeldir.
    • AK Parti MHP ile koalisyona razı edilecek. Böylelikle Kürt illerinde Kürt milliyetçisi dalga yükseltilecek. MHP sert tedbirler alma taraftarı olarak ortaya çıkarken, AK Parti Kürt seçmenini kaybetmemek için daha yumuşak tedbirler almayı seçecek ya da öyle lanse edilecek
    • Hem Kürtler nezdinde sert tedbirler alan AK Parti, hem de Türkler nezdinde gereken sert tepkiyi gösteremeyen AK Parti imajı işlenerek iki taraflı bir kazanç ile milliyetçi dalga daha da yükseltilerek AK Parti daha da aşağı noktalara çekilecek.

    8- Ülke yaşanan seçim ve koalisyon süreci sebebiyle 2015 yılını kaybetmiştir. Seçimde sonucun değişmeyeceği yaygarası ile ülkenin 2016 yılının da kaybedilmemesi propagandası yapılmaktadır. Bu propaganda AK Parti’yi koalisyona razı etme propagandasıdır.

    9- 7 Haziran seçimlerinde AK Parti’ye ders verme umuduyla yolan çıkan ve farklı bir partiye yada geçersiz oy vererek tepkisini gösteren önemli bir kesim ortaya koalisyon tablosunun çıkmasını beklemiyordu. En fazla 280 milletvekili bandından bir AK Parti iktidarı olur ve onlarda ayaklarını denk alırlar uyarısında idi. Fakat beklenen öyle olmadı.                                                                                                                                                                                      SONUÇ

    1. CHP ve MHP’nin koalisyon önerilerinden aslında temelde taviz verilmeyecek olan maddeler belirlidir. Özellikle sözde yolsuzluklar üzerinden AK Parti’yi bitirme eğilimi dikkat çekmekte ve 17-25 Aralık süreci bir darbe değil yolsuzluk süreci olarak pazarlık masasına konulmakta ve AK Parti’den bunu kabul etmesi istenilmektedir.
    2. CHP meydanların gençlere açılması gibi maddeler ile Gezi Süreci’nin sol partiler açısından ortaya çıkarttığı sinerjiyi kendi içinde tutma ve bundan kar elde etme, bu maddeyi kabul ettirerek de AK Parti’ye Gezi Vandalizmi’nde ki duruşundan geri adım attırmak istemektedir.
    3. AK Parti son birkaç yıl içerisinde yapılan komplo süreçlerinin devam ettiğini görmelidir. 7 Şubat MİT Krizi, Gezi Vandalizmi, 17-25 Aralık Komplosu gibi hadiselerin bugün AK Parti’yi koalisyona zorlamaya çalışan akılın silsile yoluyla uygulamaya koyduğu vakıalar olduğu ve şimdiki aşamanın ise AK Parti’yi koalisyon eliyle yok etmek olduğu görülmelidir.
    4. Dış Politika’da ileri sürülen şartlar ile Türkiye Esed ve Sisi gibi darbecilere destekçi ve İsrail’e tekrar taşeron olacak bir noktaya çekilmek istenilmektedir.
    5. Türkiye’de vatandaşlarımız kesinlikle istikrar istemektedir.
    6. Bu durumda olan vatandaşların büyük çoğunluğu durdukları noktanın pişmanlığı içerisindedir.
    7. Koalisyon seçenekleri vatandaşın gözünde ülkeye istikrar değil, seçilmişlerin emeklilik haklarını kazanmak için liderleri zorladıkları bir süreç olarak algılanmakta ve bu durum AK Parti tabanında rahatsızlıklara sebep olmaktadır.
    8. Taban yeniden kuruluş ruhu ile hareket edilmesini ve AK Parti’nin ülkeye istikrar getirmesi mümkün olmayan koalisyon ihtimallerinden uzak durmasını istemektedir.
    9. AK Parti koalisyon ihtimalleri ile hareket ederek aslında adı ile bütünleşmiş olan istikrar markasına zarar vermektedir.
    10. Koalisyonda kesinlikle taviz verilmemeli, lakin masadan kalkan konumuna da düşülmeden hareket edilmelidir.
    11. AK Parti kendini koalisyon kurmak zorunda hissetmemeli, gerekirse seçimde AK Parti’ye karşı birleşen 3 partiyi birlikte koalisyon yapmaya zorlayarak, seçmen gözünde bu partilerin kavgacı durumlarının daha iyi görülmesini sağlamalıdır.

    1999-2002/ DSP-MHP-ANAP Koalisyonu

    18 Nisan 1999 genel seçimlerinden 1. parti olarak çıkan DSP tek başına Hükümet kuracak çoğunluğa sahip olmadığı için koalisyon kurma zorunluluğu doğmuştur. En fazla sandalyeye sahip partinin genel başkanı sıfatı ile 3 Mayıs 1999 Cumhurbaşkanı'ndan Hükümeti kurma görevi alan Bülent Ecevit, MHP ve ANAP ile görüşmelerde bulunarak bir koalisyon Hükümeti kurmuştur.

    1960 SONRASI KOALİSYONLU YILLARDA EKONOMİK BÜYÜME RAKAMLARI

     

    1. YIL

    2. YIL

    3. YIL

    4. YIL

    5. YIL

    6. YIL

    7. YIL

    8. YIL

    9. YIL

    10. YIL

    11. YIL

    12. YIL

    1961-1962/ CHP-AP Koalisyonu

    1,7

    6,1

     

     

     

     

     

     

     

     

     

     

    1962-1963/ CHP-YTP-CMKP-Bağımsızlar Koalisyonu

    6,1

    9,4

     

     

     

     

     

     

     

     

     

     

    1963-1965/ CHP-Bağımsızlar Koalisyonu

    9,4

    4,1

    2,6

     

     

     

     

     

     

     

     

     

    26 Ocak 1974 - 17 Kasım 1974/ CHP-MSP Koalisyonu

    5,6

     

     

     

     

     

     

     

     

     

     

     

    1975-1977/ I. Milliyetçi Cephe Hükümeti

    7,2

    10,5

    3,4

     

     

     

     

     

     

     

     

     

    1977-1978/ II. Milliyetçi Cephe Hükümeti

    3,4

    1,5

     

     

     

     

     

     

     

     

     

     

    1991-1993/ DYP-SHP Koalisyonu

    0,9

    6

    8

     

     

     

     

     

     

     

     

     

    1993-1995/ DYP-SHP Koalisyonu

    8

    -5,5

    7,2

     

     

     

     

     

     

     

     

     

    6 Mart 1996 - 28 Haziran 1996/ ANAP-DYP Koalisyonu

    7

     

     

     

     

     

     

     

     

     

     

     

    1996-1997/ Refah Partisi-DYP Koalisyonu

    7

    7,5

     

     

    Bu haber 45348 defa okunmuştur.

    Delicious  Facebook  FriendFeed  Twitter  Google  StubmleUpon  Digg  Netvibes  Reddit

    Siyaset

    Orhangazi Belediye Başkanı Neşet Çağlayan, Kardeş Şehir Kıpçak Heyetini makamında ağırladı

    Orhangazi Belediye Başkanı Neşet Çağlayan, Kardeş Şehir Kıpçak Heyetini makamında ağırladı İşte detay...

    AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Mahir Ünal: Partimize adaylık başvuruları bugün itibarıyla başladı, 29 Nisan Pazar günü sona eriyor

    AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Mahir Ünal: Partimize adaylık başvuruları bugün itibarıyla başladı, 29 Nisan Pazar günü sona eriyor Mahir Ünal, AK Parti Genel Merkezi'nde gerçekleştirilen MKYK Toplantısı devam ederken basın toplantısında gündeme i...
    İngiltere'nin mülteci politikasına ağır eleştiri01Kasım2015

    HAVA DURUMU

    Detaylı bilgi için resmin üzerine tıklayın.

    Gazeteler

    GÜNÜN KARİKATÜRÜ
     


    RSS Kaynağı | Yazar Girişi | Yazarlık Başvurusu

    Altyapı: MyDesign Haber Sistemi