Münir Özkul hayatını kaybetti


Açıklama: Uzun süredir demans ve KOAH rahatsızlığı yaşayan tiyatro ve sinemanın efsane ismi Münir Özkul 93 yaşında hayatını kaybetti.
Kategori: Magazin
Eklenme Tarihi: 05Ocak2018
Geçerli Tarih: 22Ocak2018, 12:59
Site: Haber Sitem
URL: http://www.habersitelerim.com/hbrstlrm/haber/5903-magazin-munir-ozkul-hayatini-kaybetti.html


Yeşilçam'da 'Mahmut Hoca', 'Yaşar Usta' gibi efsane karakterlere hayat veren ünlü sanatçı Münir Özkul 93 yaşında İstanbul'daki evinde hayatını kaybetti. 

Kızı Güner Özkul, usta oyuncunun cenazesinin 7 Ocak Pazar günü Muhsin Ertuğrul Tiyatrosu'nda düzenlenecek törenin ardından Teşvikiye Cami'nden kaldırılacağını ifade etti. Güner Özkul şöyle konuştu: 

"Uzun bir süreçti. Defalarca asılsız haberlerle bugüne hazırlanmış olduk. Beyoğlu Belediye Başkanı Ahmet Misbah Demircan'a tedavi sürecinde bizi hiç yalnız bırakmadığı, yardımcı olduğu için çok teşekkür ediyorum."

Perihan Savaş: Onlar ölmüyor

CNN TÜRK canlı yayınına katılan Perihan Savaş ise Münir Özkul'un hayatını kaybetmesinin ardından şunları söyledi: 

"Onlar ölmüyor. Yaptıkları işlerle gelecek nesillere kadar taşınıyor. Ben Münir abiyle 'Ana Kuzusu' isimli dizide oynamıştım. Çok iyi bir oyuncuydu. Onu hiçbir zaman unutmayacağız. "

Ayşen Gruda: Dünya çapında bir oyuncuyu kaybettik

CNN TÜRK canlı yayınına katılan Ayşen Gruda Münir Özkul'un hayatını kaybetmesinin ardından şöyle konuştu:

"Çok üzgünüm. Dünya çapında bir oyuncuyu kaybettik. Dünyanın başı sağolsun. Çok üzgünüm. Çok iyi bir babaydı. Hakikaten ondan çok şeyler öğrendim. Çok iyi bir oyuncuydu."

Rasim Öztekin: Bir konservatuar daha kapandı

Türk tiyatrosunun sembolü "kavuğu" taşıyan oyuncu Rasim Öztekin ise CNN TÜRK canlı yayınında şöyle konuştu:

"Bıraktığı eserlerle yıllarca bizim hep karşımızda olacak. Münir Özkul'la yıllarca birlikte oyun oynadık ben bir konservatuar daha kapandı diye düşünüyorum. Türkiye'nin başı sağolsun. Tiyatro'dan sinemaya geçmiştir. Geleneksel Türk Tiyatrosu'nun büyük ustasıdır. Oyun oynarken onu izlemeye başlardık. Yaşarken oynarken kulis arkasında ondan çok şeyler öğrendim. Aldığım dersler çok önemli gerçekten. Allah rahmet eylesin. Türk Tiyatrosu'nun kavuk geleneği var mutlaka benden sonra da sürecektir. Amacı bu kavuğun gelenekselliğini sürdürmektir. Münir abiden Ferhan'a Ferhan'dan bana geçti. Ben de o bayrağı şerefle taşıyarak aktarmayı hedefliyorum."

Müjdat Gezen: İlk ustamdı

Müjdat Gezen ise CNN TÜRK yayınında duygularını şöyle ifade etti:

"Çok konuşabilecek durumda değilim. Onun tiyatrosu sayesinde tiyatromu açtım. Onunla tanışalı yıllar oldu. İlk ustamdı. O hayattayken bir dershanemin adını Münir Özkul dershanesi koymaktan dolayı çok mutluyum. Münir Özkul ummandı. Aletlere bağlıydı son gördüğümde ona güzel bir jübile yapmıştım. Münir abi çok başka bir sanatçıydı. Söyleyecek fazla bir şey bulamıyorum. Hepimizin başı sağolsun."

Ali Poyrazoğlu: "Gerçekten iyi bilir miydik?"

Ali Poyrazoğlu ise CNN TÜRK yayınında duygularını şöyle ifade etti:

"Oynadığı karakterler gibi bir adamdı içi dışı birdi. Gönlü geniş, ruhu engin kendinden başka kimseye kötülüğü dokunmamış bir insandı. Tiyatroda önemli bir imzası vardı. Tiyatrosunda pek çok oyuncu yetişmişti. Ferhan Şensoy, Erol Günaydın, Rasim Öztekin, Münir Özkul'un da geleneğini sürdürdüğü orta oyunundan yola çıkılarak modernize edilmiş farklı bir kalıp yaptı. Hayatı istediği gibi yaşadı. Hem usta bir oyuncuydu hem de yaşam ustasıydı. Marjinal ve gerektiğinde antipatik olmayı becerebilen bir insandı. Cenazelerde 'Merhumu nasıl bilirdiniz?' sorusuna 'İyi bilirdik' diye yanıt verecekler. Peki gerçekten iyi bilir miydik? Acılarını, ızdıraplarını, parasızlığını, devletinin ona sahip çıkmadığını, ne acılar yaşadığını, yalnızlığını, mesleğinden uzak kaldığında neler yaşadığını gerçekten iyi biliyor muyduk? Şimdi dizilecekler tabutunun arkasına yine hoca diyecek ki 'Merhumu nasıl bilirdiniz?' 'İyi bilirdik' diyecekler. Hayır doğru dürüst bilmezler onu diyenler. Nesini severlerdi, nesini sevmezlerdi diye şöyle bir kendileriyle hesaplaşıp oraya gittiklerinde haklarını helal ederlerse daha iyi olur."

Münir Özkul kimdir?

Münir Özkul, İstanbul Erkek Lisesi mezunudur. Sanat hayatına henüz lise öğrencisiyken 1940 yılında Bakırköy Halkevi'nde tiyatro ile başladı. Bir süre İstanbul Üniversitesi İktisat Fakültesi'ne ve Edebiyat Fakültesi'nin sanat tarihi bölümüne devam etti. 1948'de Ses Tiyatrosu'nda sahnelenen "Aşk Köprüsü" oyunuyla profesyonel oldu. Daha sonra Muhsin Ertuğrul'un yönetimindeki Küçük Sahne'ye geçti. Bu dönemde John Steinbeck'ten Fareler ve İnsanlar (1951), John Millington Synge'den Babayiğit, George Axelrod'dan Yaz Bekarı (1954), John Patrick'ten Çayhane (1955) gibi oyunlarda oynadı. Daha sonra İstanbul Şehir Tiyatroları'nda (1958-59), Ankara Devlet Tiyatrosu'nda (1959-60) ve Istanbul Aksaray'daki Bulvar Tiyatrosu'nda arkadaşlarıyla kurduğu kendi topluluğunda (1960-62) çalıştı. 1963-67 arasında çeşitli topluluklarla turnelere çıktı; zaman zaman sahneden uzak kaldığı dönemler oldu. Sahne aldığı özel tiyatrolarda Sadri Alışık, Cahit Irgat, Nevin Akkaya ve Şükran Güngör gibi oyuncularla çalıştı.

1978'de yeniden Şehir Tiyatroları'na döndü. 1983-84'te, daha önce kendi topluluğunda (1961) sahneye konan ve büyük ilgi gören, Jean Anouilh'in "Generalin Aşkı" oyunuyla Dormen Tiyatrosu'nda sahneye çıktı. 1980'lerin ortalarında Ferhan Şensoy'un Ortaoyuncular topluluğuna katıldı, aralarında "İstanbul'u Satıyorum"un da yer aldığı dört oyunda rol aldıktan sonra sahnelere veda etti.

Özkul 1968'de Altan Karındaş topluluğunda oynanan Sadık Şendil'in Kanlı Nigar oyunundaki rolüyle İlhan İskender Armağanı'nı kazandı. Gene bu başarısı üzerine İsmail Dümbüllü, Kel Hasan'dan devraldığı 50 yıllık simgesel kavuğu Özkul'a verdi (Özkul bu kavuğu 1989'da Ferhan Şensoy'a devretti.). Daha önce de oynadığı Haldun Taner'in Sersem Kocanın Kurnaz Karısı (1978) oyunundaki rolüyle Avni Dilligil (1978), Ulvi Uraz (1979), İsmet Küntay (1979) ve İsmail Dümbüllü (1980) ödüllerini kazandı.

Unutulmaz ikili: Adile Naşit - Münir Özkul

Özkul 1950'lerden itibaren sinemada da rol almaya başlamıştır. İlk dönem filmlerinden dikkat çekenleri Edi ile Büdü, Balıkçı Güzeli ve Kalbimin Şarkısı'dır. 1965'ten sonra sinemadaki karakter rolleriyle övgü toplayan Özkul, özellikle 1970'li yıllarda, kalabalık kadrolu ve genellikle Ertem Eğilmez'in yönettiği filmlerde önemli roller aldı. En bilinen rollerinden biri onunla özdeşleşen Hababam Sınıfı serisindeki Özel Çamlıca Lisesi'nin tatlı sert müdür yardımcısı Kel Mahmut tiplemesi oldu. Özkul'un kadrosunda yer aldığı bu dönemde çekilen kalabalık kadrolu aile filmlerinden bazıları Mavi Boncuk, Bizim Aile, Aile Şerefi, Gülen Gözler, Neşeli Günler, Gırgıriye ve Görgüsüzler olarak sayılabilir. Bu filmlerin büyük kısmında Adile Naşit'le beraber, Türk sinemasının unutulmaz ikililerinden birini oluşturmuştur. 1980 sonrası ise dönemin akımı olan video için çekilen pek çok filmde rol almıştır.

Kariyeri boyunca 200'den fazla filmde rol alan Özkul, Sev Kardeşim filmindeki oyunuyla 1972 Altın Portakal Film Festivali'nde "en iyi erkek oyuncu" ödülünü kazandı. "Bizim Aile" filminde canlandirdigi "Yaşar Usta" rolüyle de 1977 Azerbaycan Film Festivali'nde özel ödül kazandı. "Süt Kardeşler" filminde yönetmen yardımcılığı da yapmıştır.

Tarık Buğra'nın romanından televizyona aktarılan ve Naşit Özcan'ın yaşam öyküsünden bir kesiti canlandıran "İbiş'in Rüyası"nda canlandırdığı İbiş karakteri de unutulmazlar arasındadır. Televizyon dizilerinin yaygınlaşmaya başladığı 90'lı yıllarda dizi oyunculuğundan uzak dursa da Uzaylı Zekiye, Ana Kuzusu ve Şaban ile Şirin gibi dizilerde rol aldı. Son olarak 2000'li yılların başında, Hamdi Alkan'ın canlandırdığı "Yarmagül" karakterinin dedesini oynadığı Reyting Hamdi televizyon programında kamera karşısına geçti.

"Devlet sanatçısı" oldu

1980'de yapılan bir jübileyle 40'ıncı sanat yılı, 1996 yılında da Atatürk Kültür Merkezi'nde gerçekleştirilen gecede 55'inci sanat yılı kutlandı. 1998 yılında Kültür Bakanlığı tarafından Münir Özkul'a "devlet sanatçısı" ünvânı verildi.

Özkul dört kez evlendi ve üç çocuğu oldu. İlk eşi Şadan, ikinci eşi Suna Selen, üçüncü eşi Yaşar ve son eşi 1986'da evlendiği Umman Özkul'dur. Oyuncu ve sunucu Güner Özkul'un babasıdır. Güner Özkul'a göre babası "evlilikten korkmazdı ama boşanamamaktan korkardı". Hayatının önemli bir kısmını alkolle savaşarak geçiren Özkul, 1990'lı yılların ortasında alkolü tamamen bıraktı.

Demans hastalığı ile yaşayan Özkul, 2003 yılından bu yana evinden dışarıya çıkmak ve kimseyle görüşmek istemiyordu. Hastalığı yüzünden geçmişe dair birçok şeyi hatırlamakta zorlanıyordu.